Mimariyi yüzeyde değil, özde arıyoruz. Bursa merkezli stüdyomuzda, mekânın ruhunu teknik yeterlilik ve estetik dürüstlükle yeniden inşa ediyoruz.
Enerji ve dinginliği bir araya getiren, davetkâr bir pilates ve fonksiyonel egzersiz stüdyosu.
Yerinde kurulabilen modüler tasarım aklı ile yalın iç mimarinin buluştuğu çağdaş bir yaşam birimidir.
“Sıcak rüzgârların içinde, serin düşünülmüş bir çizgi... Mim Residence, yaşamla iklimi uzlaştırır.
Taş yapıyla uyumlu, kot farkları ve doğal malzemelerle zenginleşen modern bir bahçe tasarımıdır.
Monokrom bir palet üzerinden güçlü bir kontrast kurarken, mekânı modern ve minimalist bir çizgide sakin, dengeli ve zamansız bir karaktere taşımak.
TÜM İŞLERİ GÖRÜNTÜLE
Studio Body Lab, kullanıcıların hem zihinsel hem fiziksel olarak kendilerini rahat hissedecekleri bir ortam yaratma fikriyle tasarlandı. 180 m²’lik bu alanda pilates ve fonksiyonel antrenman aynı çatı altında birleşti. Soft tonlarda renkler, doğal malzeme dokuları ve sade aydınlatma tercih edilerek ferah ve davetkar bir atmosfer sağlandı.
Açık ve geçirgen bir mekân planlaması ile zemin, renk ve doku farkları kullanılarak mekânsal geçişler zarifçe tanımlanmıştır.
Rol: Tasarım & Uygulama Yönetimi
Tasarım: 7-10 Gün | Uygulama: 30 İş Günü
Tasarım sürecinde maliyet–fayda dengesi önceliklendirildi. Konsept geliştirmeden saha takibine kadar tüm süreç ofisimizce yönetilerek, bütçeyi koruyan ama kalite hissinden ödün vermeyen bir sonuç elde edildi.
“Mekânın Ötesinde Bir Yaklaşım: İşlev, Estetik ve Güven”. Studio Body Lab, işlevselliği ve huzuru bir arada sunan, kullanıcıya hem estetik hem de pratik bir deneyim sağlayan modern bir mimari dildir.












Modbox, Root Mimarlık ve partner ofisin üç yıl boyunca geliştirdiği, ön üretimli ve taşınabilir bir yaşam birimidir. Ahşap karkaslı M, L ve XL prototiplerini kapsayan bu girişimde; modüler sistemin sınırları içinde maksimum verim ve üretim kolaylığı hedeflenmiştir.
Sınırlı alanları maksimum verimle değerlendirmek üzere yalın ve fonksiyonel bir tasarım kurgulandı. AGT duvar panelleri ve lineer LED aydınlatmalarla modern bir atmosfer yaratılırken, merdiven basamakları gibi ölü alanlar depolamaya dönüştürüldü.
Tasarım, malzeme seçimi, üretim ve saha montaj süreçlerinin tamamı tarafımızca yönetilmiştir. Modbox; sürdürülebilir, üretilebilir ve özelleştirilebilir bir yaşam modeli olarak geleceğe hazırdır.
“Bir Düşün Tasarıma, Tasarımın Yaşama Dönüştüğü Yer.”
Nijer’in başkenti Niamey’de, zorlu iklim koşullarına karşı geliştirilen Mim Residence; 13.840 m² kapalı alana sahip, 81 daire ve geniş sosyal alanlardan oluşan bütüncül bir konut kompleksidir.
Sıcak ve kurak iklime bir yanıt olarak; güneş kırıcı cephe elemanları, doğal hava sirkülasyonu sağlayan planlama ve iç-dış mekân arasındaki dengeli geçişlerle sürdürülebilir bir yaşam hedeflendi.
Zemin ve bodrum katlarda lobi, kafe, toplantı odaları, spor salonu, sauna ve hamam gibi sosyal donatılar yer alır. Konutlar (Stüdyo, 1+1, 2+1, 4+1) doğal ışıktan maksimum faydalanacak şekilde planlanmıştır.
Modern çizgiler, yalın form dili ve zamansız malzemeler. Kırmızı tonlarda dokulu yüzeyler, mermer ve ahşap detaylarla "konforlu zarafet" ilkesi benimsenmiştir.
“Işıkla Düşünen, Gölgeyle Konuşan Bir Yapı.”
Bursa’nın Ürünlü bölgesinde, mevcut bir taş bağ evine ait 400 m²’lik bahçe alanının yeniden düzenlenmesi projesidir. Tasarımın temel amacı, taş yapının doğallığına saygı duyan ama aynı zamanda çağdaş kullanım ihtiyaçlarına karşılık veren bir yaşam alanı yaratmaktır.
Proje alanı kot farkları kullanılarak zenginleştirildi. Geniş yüzme havuzu, güneşlenme terası, yarı açık mutfak & bar, barbekü alanı ve ateş çukuru çevresinde oturma bölümleri; hem bireysel hem sosyal kullanıma uygun kurgulandı.
Doğal Malzemeler: Zeminlerde doğal taş, pergolalarda ahşap.
Renk & Doku: Toprak tonları ve mat yüzeylerle sakinlik.
Işık & Gölge: Gün boyu değişen ışık oyunları ve sıcak gece aydınlatması.
“Yalın detaylarla kurulan bu yaşam alanı, sessizliğin ve işlevin dengede olduğu bir bağ tanımıdır.” Doğayla bütünleşen, peyzajın bir uzantısı gibi çalışan bir tasarım.
Bu apartman dairesi, 2021 yılında Bursa’nın Nilüfer ilçesinde tasarlanmıştır. Projede temel hedef; monokrom bir palet üzerinden güçlü bir kontrast kurarken, mekânı modern ve minimalist bir çizgide sakin, dengeli ve zamansız bir karaktere taşımaktı. Mat koyu yüzeyler; doğal taş dokuları, sıcak ahşap tonları ve katmanlı aydınlatma ile dengelenerek günün farklı saatlerinde değişen, rafine bir atmosfer oluşturuldu.
Estetik kararlar, her zaman işlevsel gerekliliklerle birlikte ele alınır. Akış, ergonomi ve depolama çözümleri planın omurgasını oluştururken; çizgisel süreklilik, yüzey hizaları ve detay bitişleriyle mekânın mimari dili güçlendirildi. Sonuçta “gösterişsiz ama güçlü” bir bütünlük hedeflenerek, kullanıcı alışkanlıklarını destekleyen yüksek konforlu bir iç mekân kurgusu oluşturuldu.
2020 yılında Yalova’da tasarlanan bu villa projesi, modern yaşamın gerekliliklerini doğayla bütünleşen bir kurguda ele alıyor. Yapı, birbirine geçen kütlelerin yarattığı dinamik geometri ve malzeme çeşitliliği ile tanımlanıyor. Tasarımın ana omurgasını, arazinin potansiyelini en üst düzeye çıkaran "L" tipi plan şeması oluşturuyor.
Yapının karakteri, brütalist etkiler taşıyan taş dokulu yüzeyler ile sıcak ahşap detayların kontrastı üzerine kurulmuştur. Hareketli ahşap güneş kırıcı paneller (louvers) cepheye ritmik bir estetik katarken gün ışığı kontrolü sağlar.
Zemin Kat: 56 m²’lik salon ve mutfak, açılabilir doğramalarla veranda ve havuz güvertesine entegre olur.
Üst Kat: Mahremiyet odaklı ebeveyn süiti (35 m²), genç odası ve özel hamam bölümü yer alır.
İzmir Torbalı Belediyesi için 2019 yılında geliştirilen bu fikir projesi, yalnızca bir idari yapı tasarlamayı değil, aynı zamanda kentin kamusal yaşamını zenginleştirecek yeni bir odak noktası yaratmayı hedefler. Proje alanı, ulaşım aksları ile konut dokusu arasında bir "eşik" görevi üstlenir.
Yapının mimari dili, rasyonel ve zamansız bir estetik üzerine kuruludur. Kütledeki bilinçli boşluklar (teraslar ve galeri boşlukları) doğal hava sirkülasyonu sağlarken, köşe noktalardaki konsol çıkmalar statik dinamizmi vurgular.
"Malzeme dürüstlüğü" ilkesiyle; brüt betonun ham estetiği ve geniş cam yüzeyler dengelenmiştir. Düşey güneş kırıcılar (mashrabiya), enerji verimliliğine katkıda bulunurken günün farklı saatlerinde cephede gölge oyunları yaratır.
Bursa’nın Osmangazi ilçesinde konumlanan bu satış ofisi birimi, sınırlı metrekarelerde maksimum verimlilik ve prestij odaklı bir yaklaşımla kurgulanmıştır. Küçük hacimli mekanın basıklığını kırmak amacıyla tavan yüksekliği korunmuş ve tesisat elemanları gizlenmeyerek mekana endüstriyel bir derinlik kazandırılmıştır.
"Zıtlıkların uyumu" ilkesiyle; patlatma taş dokusu ve brüt beton görünümü mekana güçlü bir karakter katarken, ceviz kaplama ahşap mobilyalar atmosferi yumuşatır. Parlak mermer zemin ışığı yansıtarak ferahlık sağlar.
Arkadan aydınlatmalı büyük dairesel ayna mekansal derinliği artırır. Lineer sarkıtlar ve gizli ışık bantları modern çizgiyi desteklerken, geniş cam açıklıklar iç mekanı doğayla buluşturur.
"CHELLO" projesi, 2020 yılında tasarlanmış, tropik veya sıcak iklime sahip bir bölgede, doğal çevreyle uyumlu bir mini kafeterya fikridir. Tasarım, modern mimari çizgileri doğal malzemelerle birleştirerek sıcak ve davetkar bir atmosfer yaratmayı hedefler.
Yapı, alçak profili ve geniş saçaklı çatısıyla manzaraya minimum müdahalede bulunur. Geniş ahşap güverte (deck), iç mekanı dışarıya doğru genişleterek açık havada oturma imkanı sunar. Palmiye ağaçları ve yerel bitki örtüsü yapıyı sarar.
Saçak altı spotlar ve güverte üzerindeki lineer ışıklar, mekanı karanlıkta parlayan sıcak bir fener haline getirir. İç mekan, brüt beton duvarların ham dokusunu ahşap tavan ve mobilyalarla dengeleyerek modern bir rustik hava yaratır.
Yalova’nın Termal ilçesindeki yeşil doku içerisinde 2020 yılında hayata geçirilen bu villa projesi, modern mimarinin şeffaflık ve sadelik ilkelerini, bölgenin doğal atmosferiyle harmanlayan bir tasarım anlayışıyla ele alınmıştır. Doğayla bütünleşen modernizm anlayışı hakimdir.
Yapı, güçlü yatay hatları ve geniş saçakları ile karakterize edilmiştir. Cephede brüt beton görünümlü yüzeylerin soğukluğu, doğal ahşap kaplamaların sıcaklığı ile dengelenmiştir. Zemin kattaki koyu ahşap kütle etkisi, üst katın daha hafif ve uçan bir formda algılanmasını sağlar.
Zemin Kat: 22 m²'lik ana salon, mutfak ve oturma odası geniş cam yüzeylerle bahçeye açılır.
Birinci Kat: Mahremiyet odaklı yatak odaları ve manzaraya hakim geniş teraslar bulunur.
2018 yılında tasarladığımız Eco School projesi, eğitimin dört duvar arasına sıkışıp kalamayacağı düşüncesinden yola çıkarak, çocukların doğa ile doğrudan temas kurabildiği yaşayan bir organizma olarak kurgulanmıştır. Geleneksel okul tipolojisini reddeden bu konsept tasarım, modüler ve esnek bir yapı sunar.
Biyomimetik Form: Doğadaki en dayanıklı ve verimli form olan altıgen (arı peteği), projenin ana kurgusunu oluşturur. Bu modüler sistem, okulun ihtiyaca göre organik olarak büyümesine olanak tanır ve kolektif çalışma disiplinini simgeler.
Aktif yeşil çatı sistemi karbon emisyonunu düşürür, ısı yalıtımı sağlar ve yağmur suyu hasadı yapar. Okul bahçesi ve iç avlular, permakültür alanları olarak çocukların ekolojik bilinci deneyimleyerek öğrenebileceği açık hava derslikleridir.
Doğal ahşap malzemeler, yapının orman dokusuyla bütünleşmesini sağlar. Geniş cam yüzeyler ve gölgelikli ışıklıklar, gün ışığını kontrollü içeri alarak yapay aydınlatma ihtiyacı azaltır.
Bursa'nın en prestijli akslarından Özlüce'de 2019 yılında tasarlanan bu proje; kentsel dokuyla güçlü bir ilişki kuran, modern ve rasyonel bir mimari dile sahiptir. Yapı, zemin kattaki ticari hareketlilik ile üst katlardaki konut dinginliğini aynı kütlede dengeli bir biçimde birleştirir.
Cephedeki güçlü ızgara (grid) sistemi tasarımın ana karakterini belirler. Brüt betonun endüstriyel soğukluğu ile ahşap modüllerin sıcaklığı kontrast oluşturur. Bu ritmik kütle hareketleri, her bir konut birimine özgün bir çerçeve ve mahremiyet alanı tanımlar.
Zemin kattaki şeffaf ticari alanlar yapının sokakla bütünleşmesini sağlarken; üst katlar sakinlerine izole bir yaşam sunar. İç mekanlarda, dış cephedeki modern tavır minimalist bir çizgide devam ettirilmiş, doğal ışığın hakim olduğu ferah yaşam alanları kurgulanmıştır.
Projenin en tanımlayıcı unsuru, tüm alan boyunca kıvrılarak ilerleyen yükseltilmiş kırmızı yaya aksıdır. Bu omurga, ziyaretçileri zemin kotundan (günümüzden) kopararak, aşağıda açığa çıkarılmış Theodosius Limanı kalıntılarına (geçmişe) yukarıdan bakma imkanı tanır.
Arkeolojik alan kapalı bir kutu yerine, kontrollü bir açık hava müzesi olarak kurgulanmıştır. Ahşap ve cam cepheli ana yapı, hassas buluntuların sergilendiği müze ve "Konservasyon Laboratuvarları"nı barındırır. Bu sayede koruma süreci şeffaflaştırılmış ve "mutfak" görünür kılınmıştır.
Proje, yoğun yapılaşma arasında nefes alan yeşil bir koridor (doğrusal park) oluşturur. Su öğeleri ve oturma birimleriyle zenginleştirilmiş meydan, metro bağlantısıyla kente entegre edilmiştir.
Muğla'nın karakteristik iklim verileri ve kentsel dokusu referans alınarak 2018 yılında bir tasarım ekibiyle birlikte geliştirdiğimiz bu yarışma projesi, yapıyı sadece bir "bina" olarak değil, kentin nefes aldığı gölgeli bir "kamusal saçak" olarak kurgular. Kolektif bir üretim süreciyle, dış mekân kullanımını maksimize etmeyi hedefler.
Dış çeper, güneş kontrolünü sağlayan düşey ızgara sistemleri ile rasyonel bir dil oluşturur. Geniş saçaklar meydanı gölgelendirerek serin bir toplanma alanı yaratır. Geniş amfi-merdivenler, yaya hareketini yapının kalbine taşır.
Dış cephenin aksine, iç avlu tamamen organik ve akışkan formlarla şekillendirilmiştir. Eğrisel balkonlar, hava köprüleri ve galeriler dinamik bir sirkülasyon ağı sunar, sosyal etkileşimi teşvik eder.
2015 yılında Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binası için açılan ulusal yarışmada Mansiyon Ödülü'ne layık görülen bu proje; yerel yönetimi ulaşılmaz bir otorite olmaktan çıkarıp, kentli ile bütünleşen şeffaf bir "hizmet platformu" olarak yeniden yorumlamaktadır.
Modern ve rasyonel bir mimari yaklaşım benimsenmiştir. Cephede kullanılan düşey güneş kırıcılar ve geniş cam yüzeyler "yönetimde şeffaflık" ilkesini simgeler. Aydınlatma tasarımı, yapıyı geceleri kentsel bir fener gibi gösterir.
Projenin en belirgin öğesi, farklı kotları birbirine bağlayan kırmızı yaya aksıdır. Bu dinamik aks, iç sirkülasyonu dış rekreasyon alanlarına ve yeşil teraslara bağlayarak kesintisiz bir deneyim sunar.

Root Mimarlık, her projeye köklerinden gelen bir sadelikle yaklaşır; işlevi biçime, biçimi mekâna dönüştürür.
10-15 kişilik uzman saha çalışanımızla, şantiyenin her milimetresinde varız.
EKİBİMİZLE TANIŞIN →Bağlama saygılı, fonksiyonel ve yalın kütle kurguları.
Özellikle wellness stüdyolarında anahtar teslim hizmet.
Modbox girişimi ile sürdürülebilir yaşam birimleri.
Şehrin dinamiklerine değer katan estetik dönüşüm.
Doğayı iç mekanlara taşıyan biyofilik tasarım anlayışı, ofis ve konut projelerinde nasıl uygulanır?
Bursa'da tasarladığımız Studio Body Lab projesi, ulusal mimarlık seçkisinde finale kaldı.
ArchDaily ve Dezeen kaynaklarından çekilecek güncel haberler burada listelenecek.